Korku sineması yalnızca ani sesler ve karanlıktan çıkan varlıklardan ibaret değil. Bazen bir aile içindeki huzursuzluk, bazen küçük bir kasabada yaşanan açıklanamayan olaylar, bazen de tek bir odada duran cansız bir beden insanı fazlasıyla rahatsız etmeye yetiyor.
Bu listede birbirinin kopyası olmayan altı korku filmi bulunuyor. Psikolojik korkudan doğaüstü olaylara, cadılık hikayelerinden gizeme kadar farklı alanlara giriyoruz. Özellikle atmosferi ağır ağır kurulan ve ne olacağını tahmin etmeyi zorlaştıran filmleri seviyorsanız burada size göre birkaç seçenek var.
1. Hereditary
Yıl: 2018
IMDb: 7.3
Yönetmen: Ari Aster
Başroller: Toni Collette, Alex Wolff, Gabriel Byrne
Graham ailesinin büyükannesinin ölümünün ardından evde garip olaylar yaşanmaya başlar. Başlangıçta yas sürecinin yarattığı gerginlik gibi görünen durum, aile geçmişinde saklanan detaylar ortaya çıktıkça bambaşka bir yere gider.
Ari Aster korkuyu aceleyle vermiyor. İzleyiciyi uzun süre aile içindeki huzursuzluğun içinde tutuyor ve yaşanan her olay bir sonrakini daha rahatsız edici hale getiriyor. Toni Collette’in Annie karakterindeki öfke, çaresizlik ve korku geçişleri de filmin hafızada kalmasının önemli nedenlerinden biri.
2. The Witch
Yıl: 2015
IMDb: 7.0
Yönetmen: Robert Eggers
Başroller: Anya Taylor-Joy, Ralph Ineson, Kate Dickie
1630’lu yılların New England bölgesinde yaşayan dindar bir aile, toplumdan uzakta yeni bir hayat kurmaya çalışır. Küçük çocuklarının kaybolmasıyla birlikte aile üyeleri arasındaki güven giderek yok olmaya başlar.
Robert Eggers’ın ilk uzun metraj filmi olan The Witch, cadılık temasını klasik korku kalıplarından farklı ele alıyor. Ormanın sessizliği, dönemin dini baskısı ve karakterlerin birbirlerinden şüphelenmeye başlaması filmin asıl korkusunu oluşturuyor. Anya Taylor-Joy da Thomasin rolüyle kariyerinin dikkat çeken ilk performanslarından birini sergiliyor.
3. The Others
Yıl: 2001
IMDb: 7.6
Yönetmen: Alejandro Amenabar
Başroller: Nicole Kidman, Christopher Eccleston, Fionnula Flanagan
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Grace, güneş ışığına karşı ciddi hassasiyeti bulunan iki çocuğuyla büyük ve karanlık bir evde yaşamaktadır. Eve yeni hizmetçilerin gelmesinden kısa süre sonra açıklaması zor olaylar başlar.
The Others, korkutmak için sürekli bir şey göstermeye ihtiyaç duymuyor. Kapı sesleri, boş odalar ve evin içindeki belirsizlik yeterli oluyor. Nicole Kidman’ın giderek artan tedirginliği de seyirciyi Grace’in neyin gerçek olduğunu anlamaya çalıştığı dünyaya çekiyor.
4. The Wailing
Yıl: 2016
IMDb: 7.4
Yönetmen: Na Hong-jin
Başroller: Kwak Do-won, Hwang Jung-min, Jun Kunimura
Sakin bir Güney Kore köyüne yabancı bir adamın gelmesinin ardından insanlar açıklanamayan biçimde hastalanmaya ve saldırgan davranışlar göstermeye başlar. Olayları araştıran polis Jong-goo ise kısa süre sonra meselenin kendi ailesine kadar uzandığını fark eder.
The Wailing bir polisiye gibi başlayıp zamanla korku, batıl inanç ve doğaüstü olayların iç içe geçtiği karmaşık bir hikayeye dönüşüyor. Film boyunca kime güvenileceğini anlamak kolay değil. Na Hong-jin de bu belirsizliği son dakikalara kadar koruyor.
5. The Autopsy of Jane Doe
Yıl: 2016
IMDb: 6.8
Yönetmen: André Øvredal
Başroller: Brian Cox, Emile Hirsch, Olwen Catherine Kelly
Bir evde bulunan kimliği belirsiz genç kadının cesedi, ölüm nedeninin belirlenmesi için baba oğul çalışan iki adli tıp uzmanına getirilir. Otopsi ilerledikçe beden üzerinde normal şartlarda bir arada bulunmaması gereken ayrıntılar keşfedilir.
Filmin büyük bölümü morgda geçiyor. Buna rağmen mekanın sınırlı olması hikayeyi daraltmıyor. Aksine her yeni bulgu, odanın içindeki havayı biraz daha rahatsız edici hale getiriyor. Brian Cox ve Emile Hirsch arasındaki baba oğul ilişkisi de yaşananların daha gerçek hissettirmesini sağlıyor.
6. Talk to Me
Yıl: 2022
IMDb: 7.1
Yönetmenler: Danny Philippou, Michael Philippou
Başroller: Sophie Wilde, Joe Bird, Alexandra Jensen
Bir grup genç, mumyalanmış bir el aracılığıyla ölülerle iletişim kurabileceklerini keşfeder. Başlangıçta bunu eğlence ve meydan okuma olarak görürler. Fakat oyunun sınırları aşıldığında yaptıklarının sonuçları çok daha ciddi hale gelir.
Talk to Me, klasik ruh çağırma fikrini günümüz gençliğinin sosyal ortamına taşıyor. Karakterlerin tehlikeli bir şeyi eğlenceye dönüştürmesi hikayeyi daha inandırıcı kılıyor. Sophie Wilde’ın canlandırdığı Mia’nın yaşadığı duygusal karmaşa da filmi yalnızca doğaüstü olaylardan ibaret bırakmıyor.
Daha fazla dizi film önerileri için takipte kalın.

