Dizi Film Rehberi

Hayatta Kalmak İçin Savaşmanız Gereken 5 Film

Murat Altundağ Murat Altundağ -
0
Hayatta Kalmak İçin Savaşmanız Gereken 5 Film Aksiyon, Gerilim, Macera

Yepyeni bir film listesi hazırladık ve bunu sizinle paylaşmak için heyecanlıyız. Kendinizi bir sabah uyandığınızda dev bir labirentin ortasında bulduğunuzu düşünün. Ya da hiçbir seçme hakkınız olmadan, milyonlarca insanın izlediği ölümcül bir oyuna gönderildiğinizi… İşin kötüsü, kuralları siz koymuyorsunuz. Hatta çoğu zaman neden orada olduğunuzu bile tam olarak bilmiyorsunuz.

Hayatta kalma filmlerini bu kadar sürükleyici yapan şey biraz da bu. Karakterlerle beraber “Ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Kaçar mıydınız, sisteme karşı mı gelirdiniz, yoksa kimseye güvenmeden tek başınıza mı hareket ederdiniz? Bu listedeki beş film tam olarak bu duygunun peşinden gidiyor.

1. Battle Royale

Yıl: 2000
IMDb: 7.5
Yönetmen: Kinji Fukasaku
Başroller: Tatsuya Fujiwara, Aki Maeda, Tarô Yamamoto

Battle Royale oldukça sert bir fikirle açılıyor. Bir sınıf dolusu öğrenci ıssız bir adaya götürülüyor ve kendilerine yalnızca bir kişinin hayatta kalabileceği söyleniyor.

İşin asıl rahatsız edici tarafı ise karşılarında yabancıların değil, kendi arkadaşlarının olması. Film ilerledikçe kimin kime güveneceği, dostlukların ne kadar dayanacağı ve korkunun insanları nasıl değiştirdiği ortaya çıkıyor.

Tatsuya Fujiwara ile Aki Maeda’nın karakterleri bu kaosun içinde başka bir yol bulmaya çalışıyor. Hayatta kalma filmleri arasında yıllardır adının geçmesi boşuna değil.

2. The Hunger Games

Yıl: 2012
IMDb: 7.2
Yönetmen: Gary Ross
Başroller: Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Liam Hemsworth

The Hunger Games’i sadece bir arena filmi olarak görmek eksik kalır. Katniss Everdeen, kız kardeşinin yerine gönüllü olduğunda aslında kendisini çok daha büyük bir düzenin içine atıyor.

Panem’de düzenlenen oyunlar yalnızca gençlerin hayatta kalma savaşı değil, aynı zamanda yönetimin insanları kontrol altında tutma yöntemi. Jennifer Lawrence da Katniss karakterine hem dirençli hem de insani bir taraf katıyor.

Josh Hutcherson’ın Peeta’sıyla kurulan ilişki de hikayeyi yalnızca aksiyon üzerinden ilerlemekten çıkarıyor. Serinin neden bu kadar popüler olduğunu ilk filmden anlamak mümkün.

3. The Maze Runner

Yıl: 2014
IMDb: 6.8
Yönetmen: Wes Ball
Başroller: Dylan O’Brien, Kaya Scodelario, Will Poulter

Thomas’ın yerinde olmak istemezdim. Hafızanız yok, nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz ve önünüzde her gece kapanan devasa bir labirent var.

The Maze Runner tam da bu bilinmezlikten besleniyor. Thomas çevresindeki gençlerle birlikte çıkış yolunu ararken sorular giderek çoğalıyor. Labirenti kim yaptı? Neden hepsi burada? Dışarıda gerçekten daha iyi bir dünya mı var?

Dylan O’Brien’ın canlandırdığı Thomas meraklı ve risk almaktan çekinmeyen biri. Bu yüzden film uzun süre aynı yerde saymıyor ve sürekli yeni bir kapı açıyor.

4. Divergent

Yıl: 2014
IMDb: 6.6
Yönetmen: Neil Burger
Başroller: Shailene Woodley, Theo James, Kate Winslet

Divergent’ın dünyasında insanlar belli özelliklerine göre gruplara ayrılıyor. Sorun şu ki Tris bu sistemin istediği kadar kolay sınıflandırılabilecek biri değil.

Shailene Woodley’nin canlandırdığı Tris, kendisini tanımaya çalışırken sistemin neden farklı insanlardan korktuğunu da anlamaya başlıyor. Theo James’in Four karakteriyle kurduğu bağ ise hikayenin daha kişisel tarafını oluşturuyor.

Filmde ölümcül eğitimler, baskıcı bir düzen ve sürekli kendini kanıtlama zorunluluğu var. Yani burada hayatta kalmak sadece fiziksel olarak ayakta kalmak anlamına gelmiyor.

5. The Condemned

Yıl: 2007
IMDb: 6.0
Yönetmen: Scott Wiper
Başroller: Steve Austin, Vinnie Jones, Robert Mammone

The Condemned bu listedeki en doğrudan film olabilir. Ölüm cezası bekleyen mahkumlar ıssız bir adaya bırakılıyor ve yaşananlar internet üzerinden yayınlanıyor.

Burada fazla gizem yok. Kim daha dayanıklı, kim kimi alt edecek ve adadan kim çıkacak soruları filmin merkezinde. Steve Austin’in Jack Conrad karakteri olayların içine girdiğinde tempo da yükseliyor.

Vinnie Jones’un canlandırdığı McStarley ise işi daha da sertleştiriyor. Fazla düşünmeden aksiyon ve hayatta kalma filmi açmak isteyenler için uygun bir seçenek.

Bu tarz filmleri seviyorsanız aslında işin en eğlenceli tarafı film bittikten sonra başlıyor. “Ben olsam Battle Royale adasında ne yapardım?” ya da “Labirente ilk gün girer miydim?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Benim bu beşli içindeki ilk tercihim Battle Royale olurdu. Ama daha büyük bir dünya ve devam eden bir hikaye arıyorsanız The Hunger Games ile The Maze Runner tarafı daha fazla şey sunuyor. Sizin yerinizde olsam listeyi yukarıdan aşağı değil, o anki ruh halime göre seçerdim.

Sosyal Medya

Bunlar da ilginizi çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Puanınız